- Gündem
Cumhurbaşkanı Erdoğan Ulusa Seslendi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ulusa sesleniş konuşması yaptı. Konuşmasında koronavirüs ile ilgili dünya genelinde vaka sayıları ve ölümleri açıkladı. Ülkemizdeki gözlem altındaki kişi sayılarını, vaka sayılarını ve hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayılarını açıkladı.
Yaşlı büyüklerimizin üzerindeki hastalık bulaştırıyor algısının YANLIŞ olduğu ve hastalığın onlara bulaşmaması için hassasiyetle davranıldığı konusunda açıklama yapıldı.
Sağlık sektöründeki çalışan sayılarını ve ihtiyaç duyulan malzeme konusunda iyi bir durumda olduğumuz açıkladı. 69 ülke tarafından yardım talep edildiği ve bunların 17'sine imkânlar nispetinde gerekli malzeme desteğinin yapıldığı açıklandı.
Evde kalınmasına vurgu yapıldı "Önce insan diyen bir
yönetim anlayışıyla hareket ettiğimiz için her vatandaşımızın canı bizim için
aynı derecede değerlidir, bunun için ‘Evde kal Türkiye’ diyoruz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, açıklaması:
“Aziz Milletim;
Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum.
Türkiye olarak çevremizdeki ülkeler başta olmak üzere, tüm
dünyayla birlikte, yakın tarihte eşine az rastlanan bir tehditle karşı
karşıyayız.
Bu tehdit, bulaşıcı bir hastalıktır.
İlk defa Çin’de başlayan ve yeni Koronavirüs salgını olarak
bilinen Kovid-19 hastalığı, neredeyse tüm dünyayı etkisi altına almıştır.
Türkiye, hastalığın ilk ortaya çıktığı günden beri
gelişmeleri yakından takip eden, tedbirleri vakitlice alan ender ülkelerden
biridir.
Sağlık Bakanlığımız Ocak ayı başında, yani henüz Çin’de bile
ilk ölüm vakası yaşanmamışken bünyesinde kriz merkezini kurmuş, hemen
arkasından da Bilim Kurulu’nu oluşturmuştur.
Ülkemizde Kovid-19’la ilgili fiili tedbirler 20 Ocak’tan
itibaren alınmaya başlanmıştır.
Şubat’ın ilk günü, Çin’in Vuhan şehrindeki vatandaşlarımız
ülkemize getirilerek karantina altına alınmış, hamdolsun 14 günün sonunda hepsi
de sağlıklı olarak evlerine gitmiştir.
Hastalığın ilk çıkış yeri olan Çin’den başlayarak,
hastalığın salgın düzeyine ulaştığı ülkelerle uçak seferleri hemen durdurulmuş,
kara sınırlarımız kontrol altına alınmış, gerektiğinde kapatılmıştır.
Yurt dışından gelen vatandaşlarımızın tamamı ülkemize
girişte sağlık kontrolünden geçirilmiş, durumu şüpheli görülenler karantinaya alınmıştır.
Ülkemizdeki ilk Kovid-19 hastası vatandaşımız 10 Mart’ta
tespit edilmiştir.
Bunu izleyen günlerde okulların tatil edilmesi, yurt dışı
görevlerin ertelenmesi, insanların toplu olarak bulunduğu mekânların
faaliyetlerine ara verilmesi, etkinliklerin ertelenmesi gibi çok sayıda tedbiri
seri bir şekilde hayata geçirdik.
İlk tespitten bir hafta sonra hasta sayımız 47’ye ulaştı ve
ilk can kaybımızı 18 Mart’ta verdik.
18 Mart tarihindeki kapsamlı değerlendirme toplantımızın
ardından, yaklaşık 100 milyar liralık bir ekonomik destek programını
milletimizle paylaştık.
Bu çerçevede Meclisimiz gereken düzenlemeleri yaptı.
Böylece, ilave kaynak aktarmak suretiyle İşsizlik Fonunu
güçlendirerek çalışanlarımızın, Kredi Garanti Fonu’nu güçlendirerek esnaf ve
sanatkârımızın yanında olduğumuzu gösterdik.
Ayrıca, en düşük emekli maaşını bin 500 liraya çıkartırken,
Ramazan Bayramı ikramiyesinin ödenme tarihini de Nisan başına aldık.
İstihdamı korumak amacıyla kısa çalışma ödeneğinin
şartlarını kolaylaştıran, telafi çalışma süresini azaltan, sosyal yardımları
artıran düzenlemeyi de hayata geçirdik.
Hem hastalıkla mücadele hem de bunun ekonomik sonuçlarının
telafisiyle ilgili ihtiyaç duyulan ilave tedbirleri peyderpey ilan ettik.
Önümüzdeki süreçte de bu konuda gereken adımları atmayı
sürdüreceğiz.
Bugün itibariyle dünya çapında Kovid-19 hastası sayısı 426
bine, ölü sayısı da 19 bine ulaşmıştır.
Ülkemizde ise 53 bin vatandaşımızı evlerinde izlemeye, 8 bin
554 vakayı ise hastanelerde takibe aldık.
Bunlardan 797 kişi tamamen iyileşip taburcu olurken, 4 bin
603 kişiden numune alınarak ileri tetkik yapıldı.
Kovid-19 teşhisi konan bin 872 kişinin tedavisine devam
ediliyor.
Tedavi altındaki hastalarımızdan 44’ünü ise maalesef
kaybettik.
Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet,
yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum.
Aziz Milletim;
Malum olduğu üzere, bu virüs daha çok kronik hastalığı
olanlar ile yaşlılarda ölümcül sonuçlara yol açıyor.
Hasta ve yaşlılarımıza virüs bulaşmasını önlemenin tek yolu
ise kendimize gönüllü karantina uygulamak, yani mecbur kalmadıkça evden
dışarıya çıkmamaktır.
Nitekim vefat eden hastalarımızın tamamında da, Kovid-19
yanında ilave rahatsızlıklar söz konusuydu.
Özellikle yaşlılarımızın, hem kendilerinin hem de diğer
insanların sağlıkları için, bu süreçte kesinlikle ve kesinlikle dışarıya
çıkmadan, hayatlarını evlerinde sürdürmeleri şarttır.
Yaşlı büyüklerimizle ilgili hassasiyetimizin sebebi, onların
diğerlerine hastalık bulaştırıyor olması değil, onlara hastalık bulaşmasının
önüne geçmektir.
Bunun için, başımızın tacı olan yaşlılarımızı, sevgiyle,
saygıyla, ihtimamla korumalıyız.
Büyüklerimizi incitecek en küçük bir saygısızlığı dahi kabul
edemeyiz.
Sağlık hizmetlerinin kapasitesi ve kalitesi konusunda hiç
kimsenin şüphesi olmasın.
Türkiye bu sürece, son 17 yılda, dünyanın en güçlü ve yaygın
genel sağlık sigortasını hayata geçirmiş, dünyanın en modern hastanelerini inşa
etmiş, 1 milyonu aşkın sağlık personeliyle en yüksek standartlarda hizmet
kalitesine ulaşmış ülkesi olarak girmiştir.
Bugün ülkemiz, sağlık bakanlığı, üniversiteler ve özel
sektördeki 165 bin doktoru, 205 bini hemşire olmak üzere 490 bin diğer
sınıflardaki sağlık personeli ve 360 bin destek personeli ile dev bir sağlık
ordusuna sahiptir.
İlave 32 bin sağlık personeli alımıyla ilgili çalışmaları da
başlattık.
Ayrıca, gelişmiş üretim gücümüzle, sağlık sektörünün ihtiyaç
duyduğu pek çok malzemede kendi kendimize yeterliyiz.
Geçmişte bu tür kriz dönemlerinde dünyadan yardım isteyen
bir ülke durumundaydık.
Bugün ise, dünyanın 69 ülkesi Türkiye’den yardım talep
etmiş, bunların 17’sine de imkânlar nispetinde gereken malzemeler
gönderilmiştir.
Dostlarımızı bu sıkıntılı günlerinde yalnız bırakmamak için elimizden
gelen çabayı gösteriyoruz.
Her türlü senaryoya karşı hazırlığımız vardır.
İyi bir izolasyonla hastalığın yayılma hızını iki, üç hafta
içinde kırarak bu süreçten olabildiğince en kısa sürede ve olabilecek en az
hasarla mutlaka çıkacağız.
Aksi takdirde, çevremizde pek çok örneğini gördüğümüz
şekilde, daha ağır sonuçlarla ve buna bağlı olarak daha ağır tedbirlerle
karşılaşmamız kaçınılmazdır.
Devlet olarak tüm kurumlarımızla üzerimize düşenleri
yaparken, vatandaşlarımızdan da destek ve anlayış bekliyoruz.
Sağlık, güvenlik ve sosyal yardım kurumlarımız başta olmak
üzere, bu hastalığın yayılmasını önleyecek tüm birimlerimiz, tam bir
seferberlik anlayışıyla çalışmalarını sürdürüyor.
Belediyelerimizin, gıda ve temizlik malzemeleri tedarik
zincirinde çalışanlarımızın, ekonomiyi ayakta tutmak için üretimde ve hizmet
sektöründe faaliyetlerine devam eden kuruluşlarımızın gayretlerini de takdirle
takip ediyoruz.
Vatandaşlarımızdan tek ricamız, önümüzdeki kritik günlerde
hastalığın yayılma zincirini kırmak için, Sağlık Bakanlığımızdan, İçişleri
Bakanlığımızdan ve diğer ilgili kurumlarımızdan gelen ikazlara harfiyen
uymalarıdır.
Böylece, hep birlikte mümkün olan en kısa sürede normal
hayatımıza dönme imkânına kavuşabiliriz.
Önce insan diyen bir yönetim anlayışıyla hareket ettiğimiz
için her vatandaşımızın canı bizim için aynı derecede değerlidir, bunun için
‘Evde kal Türkiye’ diyoruz.
Bunun için sosyal mesafeye dikkat edilmesini, yani diğer
insanlarla aramızda hastalık bulaşmasına imkân tanımayacak mesafe bırakılmasına
özen gösterilmesini istiyoruz.
Bunun için temizliğe önem verilmesini, özellikle dış
temasların ardından ellerimizin mutlaka yıkanmasını, kolonyayla dezenfekte
edilmesini tavsiye ediyoruz.
Bunun için yaşlılarımıza ayrı bir ihtimam gösteriyoruz.
Bunun için vatandaşlarımızdan destek, sabır ve anlayış
bekliyoruz.
Aziz Milletim;
Ülke ve millet olarak bugüne kadar karşılaştığımız her
sıkıntının, uğradığımız her saldırının üstesinden birliğimize, beraberliğimize,
kardeşliğimize daha sıkı sarılarak geldik.
İnşallah bu Koronavirüs tehdidini de aynı şekilde yeneceğiz.
Velev ki gözle görülmeyen bir virüs olsun; hiçbir düşman
milletimizin birliğinden, beraberliğinden, gücünden, dirayetinden daha üstün
değildir.
Bugünler, Habillerle Kabillerin ayrıştığı, hasbilerle
hesabilerin kendini belli ettiği, bencillerle diğer gamların arasındaki farkın
ortaya çıktığı günlerdir.
Biz tüm bu hasletlerin hayırlı olanını tercih edeceği
konusunda milletimize güveniyoruz.
Her meselemizde olduğu gibi, Rabbimizin yardımının bu
sıkıntımızda da yanımızda olacağından şüphe duymuyoruz.
Rabbimizin ‘Sizin hayır bildiklerinizde şer, şer
bildiklerinizde hayır olabilir’ emri ilahisinin hikmetine bir kez daha muhatap
olacağımıza tüm kalbimizle inanıyoruz.
Dünya bu salgın hastalığın ardından, hiçbir şeyin eskisi
gibi olmayacağı, yepyeni bir küresel siyasi, ekonomik, sosyal sistemin inşa
edileceği bir döneme doğru gitmektedir.
Türkiye olarak bu yeni döneme çok büyük avantajlarla ve
güçlü bir altyapıyla giriyoruz.
Önümüzde, 2023 hedeflerimize, umduğumuzdan daha kısa sürede
ulaşabileceğimiz bir fırsat duruyor.
İnşallah aydınlık yarınlar bizi bekliyor.
Yeter ki ikazlara riayet edelim, sabırlı olalım, dikkati
elden bırakmayalım, kendimizin ve çevremizin temizliğine ihtimam gösterelim…
Tedbir bizden, mücadele bizden, ferasetli davranmak bizden,
takdir Allah’tandır.
Kalın sağlıcakla.”